İmzaya itiraz, özellikle kambiyo senetleri veya imzalı borç ikrarı niteliğindeki belgeler üzerinden başlatılan takiplerde, borçlunun imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesi, takibin seyrini doğrudan etkileyen önemli bir hukuki mekanizmadır. Uygulamada imzanın inkarı, yanlış başvuru süreleri, eksik dilekçeler veya hatalı değerlendirmeler nedeniyle sıkça sorunlara neden olmaktadır. Bu nedenle, bu süreçte bir Bursa icra avukatından hukuki destek alınması çoğu zaman hak kayıplarını önlemektedir.
Aşağıdaki alt başlıklarda imzaya itirazın hukuki niteliği, süreci, ispat yükü ve itirazın takip üzerindeki etkisi ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
İcra Hukukunda İmzaya İtiraz
İcra hukukunda imzaya itiraz, borçlunun takip dayanağı belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesidir. Bu itiraz, İcra ve İflas Kanunu’nun 68/a ve 170. maddelerinde düzenlenmiştir. Belge türü—adi senet veya kambiyo senedi—itiraz sürecinin işleyişini değiştirmektedir.
Takip dayanağı belge adi senet olduğunda icra dairesi borçluya ödeme emri gönderir. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde imzanın kendisine ait olmadığını iddia edebilir ve bu itirazını gerekçelendirmek zorundadır. Kambiyo senetlerinde ise prosedür ayrıca düzenlenmiş olup itiraz süresi ve sebebi farklı şekillerde ele alınmaktadır.
İcra hukukunda yapılan imzaya itiraz, yalnızca “imza bana ait değildir” demekten ibaret değildir. İtiraz mutlaka açık ve net şekilde yapılmalı, hangi imzanın borçluya ait olmadığı dilekçede gösterilmelidir. Ayrıca itiraz eden borçlunun imzasını gerekirse mahkemede bizzat atması veya imza örneklerinin alınmasına izin vermesi gerekir. Bu nedenle sürecin teknik yönleri güçlüdür ve bu aşamada bir Bursa icra avukatı ile çalışmak, itirazın geçerliliği açısından kritik öneme sahiptir.
Senette İmzaya İtiraz Takibi Durdurur mu?
Kambiyo senetlerinde imzaya itiraz takibi otomatik olarak durdurmaz. Borçlunun takibi durdurabilmesi için gecikmeksizin ve teminat yatırarak ihtiyati tedbir talep etmesi gerekir. Bu yönüyle kambiyo senetleri borçluyu daha zayıf konuma getirir.
Yanlış başvuru yapılması borçlunun hak kaybına uğramasına neden olur. Bu nedenle özellikle Bursa icra avukatı desteği almadan yapılan itirazlar, çoğu zaman takiplerin durdurulamaması veya imzanın aidiyetine ilişkin eksik savunmalar nedeniyle olumsuz sonuçlanmaktadır.
İmzaya İtiraz Süresi
İtiraz süresi, takip türüne göre değişmektedir ve bu sürelerin kaçırılması, icra takibine itiraz hakkının tamamen kaybedilmesine yol açar.
1. Adi senet – 5 Gün
Ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren 5 gün içinde imzaya itiraz edilmelidir. Bu süre kesindir ve geçirilmesi hâlinde itiraz hakkı kaybolur.
2. Kambiyo senedi – 5 Gün
Kambiyo senetlerine dayalı icra takiplerinde de borçlunun imzaya itiraz süresi 5 gündür. Ancak takip işlemleri otomatik durmadığından eş zamanlı tedbir talebinin yapılması zorunludur.
Sürenin kaçırılması hâlinde borçlu ancak menfi tespit davası açarak hakkını arayabilir. Fakat menfi tespit davası hem uzun sürer hem de takip durmadığı için borçlu haciz riskiyle karşı karşıya kalır.
Burada yine deneyimli bir Bursa icra avukatı ile süreci takip etmek, tebligatın alındığı anda hızlı bir şekilde itirazın yapılmasını sağlar ve hak kayıplarını önler.
İmzaya İtiraz İspat Yükü
İcra hukukunda imzaya itiraz eden borçlu, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Bu nedenle ispat yükü borçludadır.
Mahkeme, imzanın borçluya ait olup olmadığını belirlemek için şu yöntemleri kullanır:
- Borçlunun mahkeme huzurunda imza atması,
- Daha önceki resmi evraklardaki imza örneklerinin incelenmesi,
- Bilirkişi grafoloji incelemesi,
- Nüfus müdürlüğünden imza örneği talebi.
Bilirkişi raporu büyük önem taşır. Ancak bilirkişi raporlarına karşı itiraz hakkı da bulunmaktadır. Uygulamada hatalı bilirkişi raporları sebebiyle yanlış kararların verildiği görülmektedir. Bu durumda avukat müdahalesi ile ek rapor alınması veya yeni bilirkişi atanması mümkündür.
Dolayısıyla imzaya itiraz ciddi bir teknik süreçtir ve ispat yükünü taşıyan borçlunun bu aşamada bir Bursa icra avukatı desteği alması başarı oranını artırır.
Haksız Yere İmzaya İtiraz
Borçlular bazen zaman kazanmak amacıyla imzaya itiraz yolunu kötüye kullanabilmektedir. Ancak haksız yere imzaya itiraz edilmesi hâlinde borçlu ciddi yaptırımlarla karşılaşabilir.
Haksız itirazın sonuçları:
- Borçlu, inkâr tazminatı ödemek zorunda kalabilir.
- Yargılama masrafları borçluya yüklenir.
- İcra mahkemesi borçluyu kötüniyetli kabul edebilir.
- Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilir (senet türüne bağlı olarak %20’ye kadar).
Bu nedenle, imzanın gerçekten kendisine ait olduğunu bile bile itiraz eden borçlunun durumu ağır sonuçlar doğurur. Bu gibi risklerin oluşmaması için imza aidiyeti konusunda şüphe varsa dahi bir Bursa icra avukatı ile durum değerlendirmesi yapılmalıdır.
İmzaya İtiraz Nasıl Olmalı?
Doğru bir imzaya itiraz dilekçesi, icra mahkemesinin dikkatini çeker ve sürecin lehinize ilerlemesini sağlar. İtiraz dilekçesinde olması gereken temel unsurlar şunlardır:
- Takip dosya numarası
- Takip dayanağı belgenin tanımı
- Hangi imzanın borçluya ait olmadığına dair açık beyan
- İmzanın borçluya ait olmadığına ilişkin gerekçe
- Bilirkişi incelemesi talebi
- Varsa şahit veya delil listesi
- Takibin durdurulması talebi (gerekli durumlarda)
- Tedbir talebi (kambiyo senetlerinde)
Dilekçenin yalnızca “imza bana ait değildir” şeklinde olması yetersizdir. Hatalı dilekçeler, imzaya itirazın usulden reddine ve borçlunun hak kaybına neden olabilir.
Bu nedenle uygulamada pek çok kişi, dilekçe hazırlarken Bursa icra avukatı desteği alarak hem itirazın doğru şekilde yapılmasını hem de takibin durmasını sağlamaktadır.
Bunları da İnceleyebilirsiniz:
https://maps.app.goo.gl/bHFyEwGG9oPDnx4W7
İmzaya itiraz, borçlunun icra takibine karşı en önemli savunma araçlarından biridir. Ancak sürenin çok kısa olması, ispat yükünün borçluda bulunması ve takip türüne göre değişen prosedürler nedeniyle oldukça teknik bir konudur. Yanlış yapılan bir itiraz hem takiplerin devam etmesine hem de borçlunun tazminat ödemesine yol açabilir.
Bu nedenle, icra takibiyle karşılaşan ve imzanın kendisine ait olmadığını düşünen kişilerin süreci bir Bursa icra avukatı eşliğinde yürütmeleri hak kayıplarını önlemek açısından büyük önem taşımaktadır.

